Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (ASÜ SBE) organizasyonunda; Aksaray Belediyesi’nin dış paydaşlığında, ASÜ İletişim Fakültesi ve YÖK Bilim Kafe’nin iç paydaşlığında gerçekleştirilen "Toplumsal Katkı Faaliyeti" kapsamında, dünyaca ünlü araştırmacı Prof. Dr. Arindam Das Aksaray’ın tarihî Zinciriye Medresesi’nde ağırlandı. ASÜ SBE Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Selim Karagöz’ün moderatörlüğünde ve çevirmenliğinde düzenlenen seminerde; Bengal bölgesinin meşhur kumaşları muslin ve Jamdani'nin kökenleri, İngiliz sömürgecilik dönemi mücadelesi, İpek Yolu rotaları, kervansaray kültürü ve Doğu-Batı arasındaki dönüşümler şekilde ele alındı.
Muslin ve Dhakai Jamdani Kumaşlarının Tarihi ile Etimolojik Kökenleri
Seminerde Bangladeş ve Bengal bölgesinin dünyaca ünlü dokuma sanatının tarihsel derinliğine dikkat çekildi. Bengal pamuğunun kökenleri antik döneme kadar uzanmakta olup MÖ 300'lü yıllara ait Arthaşastra metinlerinde Vanga bölgesinin ince kumaşları övülmüş, MS 1. yüzyıla ait Periplus kayıtlarında ise Hint Okyanusu üzerinden batıya taşınan kıymetli pamuklular dile getirilmiştir. İnce pamuklu dokumalara Orta Çağlarda kaynaklarda daha sık rastlanmaya başlanıyor. MS 851 yılında Arap tüccar Süleyman al-Tajir tarafından kaleme alınan eserde Bengal bölgesinde "bütün bir elbisenin küçük bir yüzüğün içinden geçebileceği incelikte" kumaşların dokunduğu kaydedilmiştir.
Prof. Dr. Arindam Das, bu meşhur kumaşların etimolojik yolculuğuna ve isimlerindeki şiirsel arka plana vurgu yaptı:
Babür Dönemi Altın Çağı, İngiliz Sömürge Baskısı ve Kesilen Eller
Jamdani dokumacılığının 1610 yılında Dakka’nın (Cihangir Şah dönemi) Babür başkenti olmasıyla saray atölyelerinde (karkhana) en nitelikli örneklerine ulaştığı ve imparatorluk himayesinde saray erkânı için malmal khas dokunduğu ifade edildi. Babür İmparatoru Alemgir Şah’ın kızının yedi kat Jamdani giymesine rağmen kumaşın olağanüstü şeffaflığı nedeniyle sarayda tartışılması ve 18. yüzyıl yazarı Edward Baines'in bu dokumayı “insanlar tarafından değil, ancak periler ve örümcekler tarafından üretilebilecek bir sanat eseri” olarak tanımlaması kumaşın saray estetiğindeki yerini gösteren örnekler olarak aktarıldı.
Sanayi Devrimi sürecinde İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'nin Manchester fabrikaları için pazar payı oluşturan Bengal el dokumaları sert bir sömürge kıyımına maruz kalmıştır:
İpek Yolu mu, Pamuk Yolu mu? Kervansaraylar ve Hindistan-Anadolu Hattı
Seminerinde klasik İpek Yolu kavrayışını sorgulayan Prof. Das, tarih boyunca sadece ipeğin değil, pamuğun da rotalar üzerinde iki yönlü geniş bir dolaşıma sahip olduğunu belirtti. Kuzey Hindistan ve Bengal pamuklularının tüccarlar vasıtasıyla Orta Doğu, Osmanlı coğrafyası ve Batı'ya taşındığını; buna karşılık yatay dokuma tezgâhının (11. yy) ve çıkrığın (13-14. yy) Batı Asya ve İran üzerinden Hindistan'a ulaşarak dokuma teknolojisini biçimlendirdiğini aktardı.
Babür yol ağının (Dakka, Delhi, Kabil, Kandahar, Multan, Surat) Babür Şah'ın Babürname eserinde Kabil ve Kandahar kervan pazarlarında beyaz Hint muslinleriyle buluştuğu belgelenmiştir. Prof. Das, bu ticaret yolunun Anadolu ayağının Tebriz, Erzurum, Erzincan, Sivas, Kayseri ve Selçuklu merkezi Konya üzerinden geçtiğini dile getirdi.
Söyleşide ayrıca tarihî kervansarayların sadece birer konaklama yeri değil, aynı zamanda motiflerin, desenlerin teşhir edildiği birer görsel sergi alanı olduğuna değinildi. Prof. Das’ın tespitlerine göre Babürlüler zamanında Cihangir dönemi kervansaray portallerindeki çinilerde (Sarai Amanat Khan'daki vazo-çiçek paneli veya Doraha'daki çok köşeli yıldızlar) yer alan motiflerin; Türkiye'deki Manisa Yeni Han ve Beyşehir Eşrefoğlu Hanı gibi Türk prototipleriyle doğrudan estetik bağlar taşımaktadır.
Motiflerin Yolculuğu: Laleden Lotusa Çift Çeviri ve Anadolu Kilimleriyle Negatif Test
Prof. Das, İslam ve Osmanlı sanatındaki motiflerin Bengal dokumalarına yansımasını bir "çift çeviri" süreci olarak değerlendirdi:
Tülbent, Tulip ve Şehir İsimlerinin Etimolojik Dönüşümü
Seminerin en dikkat çekici etimolojik analizlerinden biri de kumaş ve çiçek isimlerinin kıtalar arasındaki isim değiştirme serüveni oldu:
Kapanış, Teşekkür Belgesi ve Plaket Takdimi
Akademisyenlerin, öğrencilerin ve davetlilerin katılımıyla gerçekleşen seminer, soru-cevap bölümünün ardından düzenlenen takdim töreni ile tamamlandı.
Programın sonunda, ASÜ SBE Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Uğur Yıldız, katkılarından dolayı konuşmacı Prof. Dr. Arindam Das’a Teşekkür Belgesi takdim etti. Ardından YÖK Bilim Kafe Sorumlusu Doç. Dr. Ergin Altunsabak ise günün anısına ve kurumlar arası başarılı iş birliği vesilesiyle Prof. Dr. Arindam Das’a plaket takdiminde bulundu.